
“ÜRETİCİYE DESTEK, TÜKETİCİYE DESTEK DEMEKTİR”
Türkiye’de zeytin üretimi; Ege, Akdeniz, Marmara ve Güney Anadolu bölgelerinde, Akdeniz iklim kuşağında yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. Üretilen zeytinin bir bölümü zeytinyağına, bir bölümü ise sofralık dane zeytine dönüştürülerek ekonomiye kazandırılmaktadır. Zeytin, kutsal kitaplarda adı geçen ender ürünlerden biri olmasının yanı sıra, tıp uzmanları tarafından da sağlık açısından tüketilmesi tavsiye edilen stratejik bir tarım ürünüdür.
Zeytin, üretim yapılan bölgelerde çiftçiler için en önemli gelir kaynaklarından biri olmasına rağmen, üretim süreci oldukça zahmetli ve meşakkatlidir. Üretim büyük oranda aile ziraati şeklinde yürütülmekte olup, aile emeği olmadığı takdirde ürünlerin önemli bir kısmı hasat edilmeden ağaçlarda kalmaktadır.
Son yıllarda işçilik maliyetlerinde yaşanan olağanüstü artış, zeytin üreticisini ciddi şekilde zorlamaktadır. Erkek işçi yevmiyeleri 3 bin – 3 bin 500 TL’ye, kadın işçi yevmiyeleri ise 1.500 TL seviyelerine ulaşmıştır. Bunun yanı sıra tarımsal kuraklık, zeytin üretimini olumsuz etkileyerek hem rekoltede hem de dane kalitesinde kayıplara yol açmıştır.
Akaryakıt, gübre ve zirai ilaç başta olmak üzere girdi maliyetlerinde son yıllarda yaşanan yüksek artışlar, üreticilerin maliyet yükünü daha da artırmıştır. Son iki yıla bakıldığında, zeytinyağı fiyatları dünya genelinde düşüş eğilimi gösterirken, Avrupa Birliği ülkelerinde zeytin üreticileri ciddi desteklerle korunmaktadır. İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde üreticilere 1,5 euroya varan destekler sağlanmaktadır.
Ülkemizde ise üretici birlikleri ve kooperatifler, imkânları ölçüsünde piyasayı regüle etmeye çalışmaktadır. TARİŞ ve MARMARABİRLİK gibi kuruluşlar, zeytin ve zeytinyağı alımları yaparak fiyatların dengede kalması için önemli bir görev üstlenmektedir.
Aydın Ziraat Odaları tarafından yapılan değerlendirmede, enflasyonun sorumlusu olarak üreticinin gösterilmesinin doğru olmadığı vurgulandı. Açıklamada, üreticinin ne girdi maliyetlerini ne de ürününü satacağı fiyatı belirleyebildiği belirtilerek, “Ortaya çıkan tablodan ne üretici ne de tüketici memnun. Üretici kazanamadığını söylerken, tüketici ise yüksek fiyatlar nedeniyle ürüne ulaşmakta zorlanıyor” ifadelerine yer verildi.
Sorunun çözümüne ilişkin olarak şu başlıklar öne çıkarıldı:
Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi çiftçilerin güçlü ve sürdürülebilir şekilde desteklenmesi,
Üretilen ürünlerin ham madde olarak değil, katma değerli, markalı ve ambalajlı şekilde pazarlanmasının sağlanması.
Açıklamada, üreticinin tam anlamıyla desteklenmesi halinde bundan tüketicinin de doğrudan fayda sağlayacağına dikkat çekilerek, “Üreticiye verilen destek, aynı zamanda tüketiciye verilen destektir” denildi.
Aydın Ziraat Odaları
AYYILDIZ HABER







