mouse ile üzerine gelince
mouse ile üzerine gelince
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
mouse ile üzerine gelince

Mahallenin Kalbi: Esnaf Olmak, Esnafa Dokunmak

Yayınlanma Tarihi :
Mahallenin Kalbi: Esnaf Olmak, Esnafa Dokunmak
mouse ile üzerine gelince

​Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sokağın köşesinden gelen o tanıdık koku… Yeni demlenmiş bir çayın buğusu, fırından yeni çıkmış sıcak bir ekmeğin kokusu ya da bir dükkanın kepenginin o tok sesi. İşte tüm bunlar, bize yaşadığımızı ve güvende olduğumuzu hissettiren, mahallemizin kalbini attıran o güzel insanları, yani esnafımızı müjdeler.

​Peki, günümüzde esnaf olmak ne demektir? Sadece bir dükkan açıp tabela asmak, raflara ürün dizip müşteri beklemek midir esnaflık?

​Esnaf Nasıl Olunur?

​Tabelayı asmak işin en kolay kısmıdır elbet. Resmi evraklar tamamlanır, vergi levhası duvara asılır ve bir şekilde esnaf olunur. Ancak “gerçek” bir esnaf olmak, bir dükkan açmaktan çok daha derin bir meseledir.

​Gerçek bir esnaf olmak, bir mahalleye kök salmayı göze almak demektir. Ticareti sadece bir geçim kaynağı değil, bir yaşam biçimi ve insan biriktirme sanatı olarak görmektir. Sermayeniz sadece cebinizdeki para değil; dürüstlüğünüz, sabrınız ve insanlara karşı beslediğiniz o samimi sevgidir.

​Esnaf Nasıl Olmalıdır?

​Büyük alışveriş merkezlerinin, devasa market zincirlerinin hayatımızın merkezine oturduğu bu çağda, esnafı özel kılan şey sunduğu ürün değil, sunduğu insanlıktır. Bir esnafın omzunda taşıdığı görünmez sorumluluklar vardır:

​Güven Kapısı Olmalıdır: Esnaf, mahallenin emanetçisidir. Yeri gelir anahtar bırakılır, yeri gelir çocuk okuldan dönünce ona emanet edilir. “Esnaf sözü” diye bir kavram vardır bu topraklarda; hileye kaçmayan, tartıda adil olan, malının arkasında duran insan demektir.

​Güler Yüzlü ve Sırdaş Olmalıdır: Sabah dükkana giren müşteriye sadece “Ne istemiştiniz?” demez esnaf; “Nasılsın, evdekiler nasıl?” diye sorar. Bir dert ortağıdır. Sattığı bir bardak çayın yanına mutlaka sıcak bir sohbet katmayı bilir.

​Ahilik Kültürünü Yaşatmalıdır: Rekabeti yıkıcı değil, yapıcı kılmalıdır. Yan komşusu siftah yapmadıysa, gelen müşteriyi ona yönlendirebilecek kadar tok gözlü ve cömert olmalıdır.

​Sokağın Işığı Hiç Sönmesin

​Bir mahallenin esnafı yoksa, o mahallenin sokakları biraz karanlıktır, biraz eksiktir. Esnaf, sokağın lambası, mahallenin bekçisi, hepimizin akrabası gibidir.

​Eğer bir dükkan işletiyorsanız ya da bu yola çıkmayı düşünüyorsanız, unutmayın: İnsanlar sizden sadece bir mal veya hizmet satın almıyorlar. Onlar sizden bir tebessüm, sıcak bir selamlama ve “yalnız değilim” hissini satın alıyorlar.

​Kapımızdan giren her insana bir “müşteri” gözüyle değil, bir “misafir” nezaketiyle bakabildiğimiz sürece, esnaflık geleneğimiz de o güzel ruhuyla yaşamaya devam edecektir. Hayırlı işleriniz, bereketli kazançlarınız olsun.

mouse ile üzerine gelince

YORUM YAP