
“İçindeki düşmanı yenemeyen bir millet, Ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, asla hiç bir zafer kazanamaz” Cengiz Han
En tehlikeli düşman, bize benzeyip de bizden olmayandır. Hz. Ali (r.a)
………………….
Anne kurt, büyümekte olan yavrusuna hayatı öğretmekteymiş. Yüksekçe bir dağa yavrusunu da alıp çıkmış. Dağın eteklerinde ise bir çoban koyunlarını otlatıyormuş.
Anne kurt yavrusuna aşağıda yayılan koyunları işaret ederek “Bak yavrum aşağıdaki hayvanları görüyor musun? İşte onlara koyun denir. Onları yakalaması bir hayli kolaydır. Üstelik de etleri çok lezzetlidir. Karnını doyurmak istediğin de onları zorlanmadan yakalayabilirsin” demiş.
Yavru kurt annesinin söylediklerini dikkatle dinliyor, bir taraftan da gözlerini sürünün üzerine dikip olan biten ne varsa izliyormuş. Yavru kurdun gözüne sürünün başındaki çoban takılmış. Annesine “anneciğim peki koyunların içerisinde elinde sopa ile gezen şu insan kimdir” deyince Anne kurt cevap vermiş. “O gördüğün ise çobandır. Koyunları yakalamak istersen ona çok dikkat etmelisin. Onun göremeyeceği bir yer bulup koyunlara oradan yaklaşmalısın. Eğer çoban seni görür ise canından olabilirsin” demiş. Yavru kurt annesinin söylediklerini aklına bir bir yazıyormuş. En sonunda gözüne sürünün içerisindeki çoban köpeği takılmış. Annesine anneciğim hepsini anladım da o sürünün içindeki bize benzeyen hayvan nedir deyince;
Anne kurt iç geçirerek cevaplamış. “Ah yavrum işte bizi asıl perişan eden o bize benzeyip de bizden olmayandır.” Demiş.
Ondan uzak dur…!”
………………….
İçimizdeki İrlandalı; bizden görünüp de bizden olmayanları ya da içimizdeki düşmanları tanımlamak için kullanılan bir deyimdir. Bu deyim sanki İrlanda’yla yaşıtmış gibi görünse de aslında tevellüdü 25 yılmış.
Deyimin hikâyesi için sizi 25 yıl öncesine götüreceğim. Türkiye A Milli Futbol takımı 2000 yılında Hollanda ve Belçika’da düzenlenecek Avrupa Şampiyonasına katılabilmek için Almanya, Finlandiya, İrlanda ve Moldova ile birlikte yer aldığı eleme grubunda elinden geleni yapmış ve eleme maçlarını Almanya’nın ardından grup ikincisi olarak tamamlamıştır. Ancak bu sonuç Türkiye’nin doğrudan Avrupa Şampiyonasına finallerine katılmasına yetmemiştir. Finallere katılabilmesi için İrlanda ile bir baraj maçı oynaması gerekmiştir.
Dublin’de oynanan ilk maçın 1-1 berabere sonuçlanması ile Türkiye avantajlı bir sonuç elde etmiş olmasına karşın, dönemin teknik direktörü Mustafa Denizli eleme maçlarındaki puan kayıpları nedeniyle spor yazarlarının sert eleştirisi ile karşı karşıya kalmıştır. Rövanş Bursa’da oynanmış ve kıran kırana geçen mücadele sonucunda maç 0-0 beraberlikle sonuçlanmıştır. Böylece Türkiye 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılmaya hak kazanmıştır.
Maç sonrası sevinç içerisinde sahaya giren Mustafa Denizli kendisine mikrofon uzatan muhabire şu cümleleri kurmuştur: “Yarın UEFA’ya bundan sonra Türk Milli Takımının oynadığı maçlar için 6 puan teklifinde bulunacağım. Bundan sonra kazandığımız maçlar için 6 puan versin UEFA. 3 içerideki İrlanda için, 3 rakip İrlanda için.” Bu beyanatı ile Denizli içimizdeki İrlandalı deyiminin isim babası olmuştur.
Peki ya Mustafa Denizli’nin kendisini eleştiren tüm spor yazarlarına atfen söylediği içimizdeki İrlandalılar benzetmesi sadece bir deyim değilse, ya gerçekten içimizde İrlandalılar varsa…
Söz ve yorum kamuoyunun…
AYYILDIZ HABER








