
Senin yanında uyumak istedim…
Başkasının kokusu sinmiş yastığa
Ben sessizce izledim seni,
Kendi cehennemimde…
Köz oldum,
Gözünde duman bile olmadım.
Kor oldum,
Tenine değmedim.
Ateş oldum,
Sen üşüyen ellerini başkasına uzattın.
Ben seni,
Hiç sevemeyeceğin kadar çok sevdim.
Sen beni,
Hiç sevmeyecek kadar kırık baktın.
Bana “iyi geliyorsun” dedin…
Sustum.
Çünkü senin gülüşünle kandım,
Ama yüreğine hiç varamadım.
Ben dost değildim…
Ben kalbine yolculuk eden bir yolcuydum.
Ama sen,
Kapıyı hiç açmadın.
Şimdi sana susarak veda ediyorum:
Ben içimdeki yangını kutsal bilip
Küllerimi öperek giden bir adamım…
Geceleri onu düşünerek susuyorum…
İsmine dua yazıyorum ama
Tanrı bile bana onu çok görmüş.
Bazen yanındayım,
Ama hep dış kapıdayım…
Onun yüreğinde bana bir sandalye bile yok.
Elini tutmadım,
Ama düşmesin diye kalbimi altına serdim.
Yanağını okşamadım,
Ama gözyaşlarını kendi ellerimle sildim.
O ise bir başkasının yokluğuna ağlarken
Ben varlığımla kahroldum.
Aşk dilenmedim.
Ama sev beni diye içimden bin kere bağırdım.
Ben onun her susuşunu
Bir “belki”ye sardım.
Ama o hep “asla”ydı,
Hiç bilmeden kanattı.
Volkan GÜMÜŞ / İNCİRLİOVA







