mouse ile üzerine gelince
mouse ile üzerine gelince
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
mouse ile üzerine gelince

HADDİNİ BİLMEK…

Yayınlanma Tarihi :
HADDİNİ BİLMEK…
mouse ile üzerine gelince

Haddini bilmenin üç boyutu vardır. “Mevlana’ya sormuşlar o kadar yazarsın, o kadar okursun ne bilirsin? Mevlana şu yanıtı verir.” “Haddimi bilirim.” işte haddini bilmenin İlk boyutu kendini bilmektir. Mevlana çok güzel anlatmış; Buradan kişinin kendi değer ve sınırlarını bilmesi gerekliliği anlaşılmaktadır. Kişinin kendini bilmesi yönetici, çalışan ve diğer bir deyişle herkes için geçerli ve gereklidir.

Bana birisinden beklentiniz, olmasını istediğiniz en iyi özellik nedir diye sorsa, ilk aklıma gelen “haddini hukukunu bilmeye özen göstermesi” derdim. Çünkü haddini bilmeyen insanlar zaman zaman öyle büyük büyük laflar ederler ki, karşısında onu nezaketle dinleyen insanların kendilerini çekemez, katlanamaz bir duruma düşmelerine neden oluverirler. Zira, haddini bilmemek, hele ki ahlak ve terbiyeyle harmanlanmadığı zaman iyice insanın karşısındaki kişiye tahammül sınırlarını zorlar.

Şişmiş ego kişinin kendini bilmesini engeller ve büyük egoya sahip insanlar kendilerini dahi tanımazlar. Egonun yarattığı körlük içinde kendilerini tanımak içinde çaba sarf etme tenezzülünde bili bulunmazlar. Bu arada kendi öz benliğini tanımayanların özgüven problemi ile karşılaşması yaygın olarak görülür. En azından benim tespitim o yönde, özgüven eksikliği kişinin yeteneklerini saklamasına da neden olmaktadır. Özgüven eksikliğinin belirtileri arasında kişinin fiziksel, sosyal ve zihinsel olarak kendine güven duymaması, kendini yetersiz, başarısız ve değersiz hissetmesi, karar vermekte ve sorumluluk almaktan kaçınması, başkalarına hayır diyememesi gibi özellikler sıralanabilir. Kendisinde bariz bir özgüven noksanlığı olduğu halde, aileden, paradan, makamdan aldığı güçle egosunu besleyen ve bunu dışarı özgüven olarak yansıtan kişileri çevremizde görmekteyiz.

Bu tür kişilikler genel olarak kendilerine güç sağlayan ortamda öne çıkmaktadırlar, çevre değiştirdiklerinde ise farklı bir kişi olmaktadırlar. Bu kişilik yapılarına, statü manyaklarını da ekleyebiliriz. Para, ailenin gücü, makamın gücü gibi etkenler nedeni ile şişmiş egosu olan insan tipleri had bildirmeyi ve çalışanları sindirmeyi çok severler ve buna da çok sık başvururlar. Peki, hiç düşündünüz mü haddi olmayan ve sınır koyulmayacak konular nelerdir?

Burada biraz felsefe yapma gereği duyuyorum. Akıl ve fikir: Akıl İnsanın düşünme, anlama ve tedbir alma yetisidir. Günümüzde bilim ve teknolojinin tüm alanlarında ve günlük yaşamda insan ancak düşünerek, değerlendirerek karar vermektedir. İşte bu insanların aklı kullanarak karar verme sürecinde kullandığı muhakeme yeteneği çok önemlidir. Muhakeme yeteneği ve yaratıcı düşünce ile ortaya konacak fikirlere de sınır konulmamalıdır, çünkü toplumun ve insanlığın gelişimi yeni fikirlerin ortaya çıkmasına bağlıdır. Toplumsal durağanlık gelişme ile, yeni fikirlerin hayat bulması ile aşılır. Bilgi ve bilime de sınırlama konulması gelişmenin sınırlanması anlamına geleceğinden topluma ve insanlığa faydalı olacak çalışmaların yapılmasının önüne bir sınır getirilmesi demektir ki, bu uygun bir şey değildir.

Bir başka konuda kişilerin şahsına, itibarına, gurur ve onurlarına verdikleri değerdir. Bu ‘değer’ konusu kişiden kişiye değişkenlik göstermekle birlikte her insanın az ya da çok gururuna, onuruna değer vermesi beklenir. Bu noktada, kişilerin gurur ve onurlarına verdikleri değerler, kendilerine göre çizdikleri sınırlar için dışardan bir sınırlama konulması hoş karşılanmaz, doğru da değildir. Örneğin insanlar bir iş yerinde çalışırken, usta, müdür, patron vb. kişinin kendisine iş verirken, iş yaptırırken ‘insanca’ bir davranış ve tutum içerisinde olmasını, onuruna, gururuna dokunacak şeyler söylememesini veya yapmamasını beklemesi, bu noktada bir sınır çizmesi gayet normaldir. Normal olmayan, bir üst basamakta olan kişinin haddini bilmeden, haddi aşması, çalışanını hor görmesidir.

AYYILDIZ HABER

mouse ile üzerine gelince

YORUM YAP