
Çevre bilincini artırmak, geleceğe daha temiz bir dünya bırakmak… Hangimizin itirazı olabilir ki bu güzel hedeflere? Bu yolda atılan her adım, her teknolojik girişim başımızın tacı. Son zamanlarda hayatımıza giren ve geri dönüşümü teşvik etmeyi amaçlayan “Doa” uygulaması da teoride hepimizi heyecanlandıran, “İşte aradığımız vizyon!” dedirten harika bir proje. Ancak ne yazık ki teori ile pratik her zaman el ele yürümüyor. Şu günlerde Doa uygulaması, çevre dostu vatandaşın sabrını tatlı sert bir sınavdan geçiriyor.
Mesele şu ki, harika bir dijital sistem kurmuşuz ama işin altyapı ve saha koordinasyonu kısmını biraz “yolda düzeltiriz” mantığıyla geride bırakmışız.
Öncelikle, mahalle aralarında yer alan o teknolojik geri dönüşüm makinelerinin yanına ne zaman gitsek, ekranlarında o meşhur ve can sıkıcı uyarıyı görüyoruz: “Cihaz Doludur.” Makine dolu olunca, topladığı şişeleri, kutuları heyecanla getiren vatandaş kapıdan dönüyor. Peki, bu makineler neden hep dolu? Çünkü boşaltım periyotları henüz sistemli bir düzene oturabilmiş değil.
Daha da ilginci, sabahın erken saatlerinde makine boşken yaşanan tatlı acelecilik… Çevre esnafı veya market çalışanları, gün boyu biriktirdikleri atıkları sabah ilk iş olarak makineye yükleyiveriyorlar. Onları suçlayamayız, neticede onlar da geri dönüşümün bir parçası. Ancak sistem henüz herkesin talebine yanıt verecek kapasitede veya yaygınlıkta olmayınca, sıradan vatandaşın makineye ulaşma şansı daha sabahın ilk saatlerinde sıfıra iniyor. Her noktada kolayca erişilebilir olmaması da bu yoğunluğu ikiye katlıyor. Üstüne bir de sık sık yaşanan “teknik arıza” durumları eklenince, sistem adeta kendi kendini kilitliyor.
Sonuç mu? Niyetimiz sokakları temizlemek, geri dönüşümü teşvik etmekti; fakat şu an durum biraz tersine dönmüş vaziyette. Sırf bu sisteme katkı sunabilmek için evinde, balkonunda, hatta salonunun bir köşesinde pet şişe ve kutu biriktiren, evini adeta küçük bir geri dönüşüm deposuna çeviren sabırlı vatandaşlar türedi. Çevreyi koruma aşkıyla evinde çöp biriktiren bu insanların iyi niyeti gerçekten takdire şayan, ancak bu durumun sürdürülebilir olmadığı da aşikâr.
Doa uygulaması ve arkasındaki ekip, çok kıymetli bir işe imza attı; buna şüphe yok. Ancak bu güzel girişimin hüsranla sonuçlanmaması için acilen altyapının güçlendirilmesi, boşaltım ekiplerinin hızlandırılması ve makine sayısının artırılması gerekiyor.
Geri dönüşüm harika bir yolculuktur, yeter ki bu yolculuk vatandaşın evinde biriken pet şişe dağlarıyla sekteye uğramasın. Yetkililerin bu küçük ama hayatı zorlaştıran aksaklıkları kısa sürede çözeceğine inanıyor, evinde sabırla şişe biriktiren tüm hemşerilerime kolaylıklar diliyorum.
Semra Kızıltaş Yıldırım






