
Her oyunda bir kural vardır.Hayatımızda da kurallı olursak başarırız.Bir gencin okul okudugu zaman kendi kendine kural koymalıdıdr.Ders çalışma saati, yemek saati,dinlenme saati, sohbet saati ve uyuma satı diye…
Bir memur sabah 08 de işe gideceği için erkenden yatıp erken kalkıp işine gitmesi bir kuraldır.İşe geç gidersem söz olmasın diye vaktinde zamanında iş yerinde olması başarılı kılar ve mutlu eder..
Yolda yürüdüğümüz zaman başkasına temas etmemek için dikkatli yürürüz ve trafiğide aksatmamış oluruz. Araç sürdüğümüz zaman sağa veya sola sinyal verip hareket ediyoruz. Yapmaz isek bir trafik kazasına sebebiyet verdiğimizden dolayı vicdan azabı duyarız. Onun için trafikte de kurallara riayet etmeliyiz.
Camiye namaz kılmaya gittiğimiz zaman yüksek sesle konuşulmaz ve hiç konuşulmaz. Cami sohbet yeri değil, ibadet yerdir. Namazda farza geçildiği zaman iç gamet bitmeden safta yer almalıyız ve boşluk bırakmamalıyız. Maalesef kimse bir adım atmaz kurala uymaz. Namaz kılmanında bir düsturu vardır. Saflar sıklaştırılır ki, şeytan aranıza girmesin diye. Nedense sıklaşmayı bırakın Cuma namazında bile düz saf olmayıp parça parça saf olunduğunu görüyorum. Namazın kuralına uymalıyız. Evde namaz kılmak başkadır, cemaatle kılmak başkadır.
İki dakikaya Cuma namazının sünneti kılınmaz. Sünnet kılınır kılınmaz telefonla oynama başlar. Hutbeyi dinlemek farzdır. Hutbe bitene kadar konuşulmaz.meşgul olunmaz.Hoca hutbedeyken namaz kılınmaz. Maalesef bunları insanlarımız uygulamıyorlar.
Şehir içi ulaşımında otobüs içerisinde sesli konuşulmaz. 5 dakika sabret inince konuşursunuz. Olgun davranış bir erdemliktir. Yolda yürürken yere tükürmek edepsizliktir. Çöp tenekesi varken çöpü yere atmak, kahvede kül tablası varken sigarayı yere atmakta edepsizliktir.
Apartmanda asansöre binip indikten sonra tüm düğmelere basmak mayasızlıktır vatan hainliğidir. Her katta durması yaktığı elektrik tüm komşuların hakkı vardır. Bu vebaldir. İneceğin katta inersin, asansöre ihtiyacı olanda çağırır biner. Uyanıklık veya eğlence sanması şahsı günaha soktuğunu bilemez. Eğer Din ve İman varsa bu terbiyesizliği yapmaz. Apartmanda alt kattaki komşunun penceresine sofra bezi, halı çırpılmaz. Nasıl yapılır, balkonda çırpılır gidere süpürülür gider. Apartmanda kurallara uymak mecburiyetindesiniz.
Hastanede, PTT ve bankada nasıl sıra bekliyorsak kurala uyuyorsa isek her zaman her kurala riayet etmeliyiz. Trafikte kırmızı ışıkta geçilmediği gibi kurallara uyuyor isek, her zaman kurallara riayet etmek bir vatandaşlık görevi oldugunu unutmayalım.
Hayatınızda kural diye bir düşünce yoksa ıslah olmazsınız. Kuralınız olmalı, yarın anne baba olduğunuzda evlatlarınızda sizin yaptıklarınızı uygular, kural koyar, disiplini sağlar. Kural tanımayan bir insan zincirini koparmış bir köpekten farkı olmaz….!!!
Bir baba, çocuğuna sadece yaşamayı değil, doğru yaşamayı öğretebildiyse, o artık dünyada da ahirette de kazançlıdır…!!!
Süleyman TURAN
Gazeteci / Yazar







