
Doğru söz, doğru haber tarih boyu en büyük değeri taşımıştır.
İnsanın insanlığı sözünün doğruluğuyla ölçülür. Hayatta her zaman risk vardır. Hizmet ve iş büyüdükçe risk artar. Onun için çok verilen ve alandan çok şey alınır. Her iyinin , güzelin, taklidi ve sahtesi çıkar.
Yalan haber milletin yıkımıdır. Kendi eliyle kendi istikbalini karartmasıdır. İnsan en az hatalı, memleketine, milletine, en iyi hizmet yapacak kimsenin olduğunu zanneder. İnsan kendi çıkarına olan şeylerin makbul gerekçesini bulmakta , çoğu zaman üstün başarı gösteriştir. O halde milli irade temsilcileri insanları yanıltacak, yanlış kapıları açık bırakmaktan ve yanlışa teşvik etmekten birinci derece sorumludur.
Demokrasilerde milli irade milletvekili ve bakanlardır. İnsanlık tarihinde ki, ilim adamları, insanların özellikle maddi imkanlarının artması durumunda veya farklı bir anlatımla uygarlaşıp, teknoloji ilerledikçe şiddetin azalacağı, bunun yerine diyalog, sevgi bir arada yaşama ve barışın geçeceğini ön gördüler. Ancak bu dünyada yaşayanlara kısaca göz attığımızda bu kehanetin tutmadığını ve insanlığın şiddetle iç içe yaşadığını görüyoruz. İnsan hem dünyada hem de ahirette rahat mutlu yaşamak ister. Bunun içinde kalbinin, kafasının, bedeninin rahat olmasını ister. Ancak bu noktaya yüzde yüz ulaşmanın güçlüğü de ortadadır. Zikredilen noktaya ulaşılmasa da , insanlığın geleceğin şiddetsiz bir dünyayla daha mutlu ve parlak olacağı aşikardır.
‘’Yapamayacağınız işi neden söylersiniz’’(es-Saf,61/2) ayet-i kerimesi, seni tehdit etmiyor mu, titremiyor musun? Halka doğruluk söylersin, ama işin yalan. Halka Allah’ın birliğinden dem vurursun; ama işin şirk. Halka ihlâs ve sağlam işin yolunu gösterirsin; fakat sen, görsünler ve desinler diye işler tutarsın. Sen bütün kötü işleri yaptığın halde halkı onlardan sakındırmaya kalkarsın. Gözlerinden utanma duygusu kalktı. İman sahibi olsaydın hayâ duygun olurdu. Peygamber (s.a.v) efendimiz şöyle buyuruyor.’’Utanma duygusu imandan gelir’’
Yalan sadece kendini rahatsız eder ve değerini düşürür. Her toplumda bıraktığın güven senettir. Yalanla yaşamaktansa , doğrulukla ölmek daha hayırlıdır. Yalan üzerine kurulan toplum ve fert hayatı her zaman hüsrana uğramıştır. İnsan her zaman sözüyle , özüyle insandır. Birilerine yaranmak için yalan söylemenin hiçbir anlamı yoktur. Bir yerlere gelmek için yalan söylemenin hiçbir anlamı yoktur. Bir yerlere gelmek için yalan söyleyenler kendilerinden başkasını kandıramazlar. Başkasını sevindiren ancak sevilebilendir. Ağlayan, ağlatmaz.
Velhasıl kelam, Allah yalanı üç yerde helal kılmıştır.
1-İdam olacak birini kurtarmak için
2- Bir karı kocanın arasını yapmak barıştırmak için
3- Hasta birinin vefat edeciği bilindiğinden ona moral vermek için yalan söylene bilir buyuruyor…!!!
Bunun için yalanı çıkar yolu olarak görmeyelim. Dürüstlük en büyük kabadayılıktır. Dürüstlük çok şey kazandırır. Onun için dürüst olalım sözümüze sadık kalalım mutlu olalım. Gerisini Allah’a bırakalım.
Selam ve saygılarımla….
Süleyman TURAN / Gazeteci Yazar







