
İçimde tarif edemediğim
Eski bir huzursuzluk var.
Sanki ihtiyar bir adamım da
Elimde iğne iplik
Tamir edemediğim bir hayata bakıyorum.
Her yerim sökük gibi…
Nereden tutsam dağılıyor.
Bir umut dikiyorum kalbime
Başka bir yerim yırtılıyor.
Yorgunum.
Ama yaşlı değilim aslında.
Sadece çok erken eskimiş
Bir adam gibiyim.
Bazen düşünüyorum;
Nerede kırıldı bu hayat?
Hangi gün
Hangi söz
Hangi sessizlikte?
Şimdi sokaklara baksam
Herkes bir yere yetişiyor.
Bir tek ben
Kendi içimde
Yolda kalmış gibiyim.
Ama yine de
Bir şey bırakmıyor beni.
Belki kızımın sesi,
Belki içimde kalan
Son inat kırıntısı.
Çünkü insan
Tamir edemese bile hayatı
Bazen sadece
Dağılmadan durarak bile







