
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan TBMM Akran Zorbalığı ile Mücadele Alt Komisyonu tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda, okullarda “Empati ve Sosyal Beceriler” dersinin okutulması gündeme geldi. Özellikle son yıllarda artış gösteren akran zorbalığı vakaları sonrası gündeme taşınan öneri, eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı planlamaları kapsamında değerlendirmeye aldığı belirtilen dersin, öğrencilerin sosyal ilişkilerini güçlendirmesi, empati kurma becerilerini geliştirmesi ve okul ortamındaki şiddet eğilimlerini azaltması hedefleniyor.
Akran Zorbalığına Karşı Yeni Eğitim Modeli
Hazırlanan raporlarda; öğrenciler arasında yaşanan fiziksel, psikolojik ve dijital zorbalığın her geçen yıl arttığına dikkat çekilirken, yalnızca disiplin uygulamalarıyla sorunun çözülemeyeceği vurgulandı. Bu nedenle öğrencilerin erken yaşta sosyal beceri, duygu yönetimi, iletişim ve empati konularında desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
Gündeme gelen “Empati ve Sosyal Beceriler” dersinin içeriğinde şu başlıkların yer alması bekleniyor:
Empati kurma ve duyguları anlama
Etkili iletişim becerileri
Öfke kontrolü ve çatışma çözümü
Dijital ortamda saygılı iletişim
Arkadaşlık ilişkileri ve toplumsal uyum
Farklılıklara saygı ve kapsayıcılık
Uzmanlar, bu tür derslerin öğrencilerin yalnızca akademik değil, psikolojik ve sosyal gelişimlerine de önemli katkı sağlayacağını belirtiyor.
Rehber Öğretmenler İçin Yeni Kadro İhtiyacı Doğabilir
Eğitim kulislerinde en çok konuşulan konulardan biri ise dersin kimler tarafından okutulacağı oldu. “Empati ve Sosyal Beceriler” dersinin rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlar tarafından verilmesi halinde, okullarda yeni norm kadro ihtiyacının oluşabileceği değerlendiriliyor.
Özellikle birçok okulda rehber öğretmen eksikliği bulunduğuna dikkat çeken eğitim sendikaları ve uzmanlar, uygulamanın hayata geçirilmesi durumunda yeni atamaların gündeme gelebileceğini ifade ediyor. Bu durumun hem rehberlik servislerini güçlendireceği hem de öğrencilerin psikososyal destek hizmetlerine erişimini artıracağı belirtiliyor.
Eğitimcilerden Destek
Eğitim uzmanları ve okul yöneticileri, dersin müfredata eklenmesini genel anlamda olumlu karşılıyor. Uzmanlara göre öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren empati, hoşgörü ve sosyal iletişim alanlarında bilinçlendirilmesi; okul içi şiddet, dışlanma ve psikolojik baskı gibi sorunların azalmasına katkı sağlayabilir.
Veliler de özellikle sosyal medya ve dijital platformların etkisiyle çocuklar arasında artan sanal zorbalığa dikkat çekerek, bu tür çalışmaların önemli olduğunu ifade ediyor.
Bakanlığın Kararı Bekleniyor
“Empati ve Sosyal Beceriler” dersinin zorunlu mu yoksa seçmeli mi olacağı konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın komisyon raporlarını ve saha değerlendirmelerini inceleyerek önümüzdeki süreçte karar vermesi bekleniyor.
Eğitim çevreleri ise bu adımın yalnızca akademik başarıyı değil, öğrencilerin insani ve sosyal gelişimini de merkeze alan yeni bir eğitim anlayışının başlangıcı olabileceğini değerlendiriyor.







