mouse ile üzerine gelince
mouse ile üzerine gelince
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
mouse ile üzerine gelince

Okul Sadece “Ders” Değildir: Sınıftaki Görünmez Savaşlar

Yayınlanma Tarihi :
Okul Sadece “Ders” Değildir: Sınıftaki Görünmez Savaşlar
mouse ile üzerine gelince

​Son yıllarda okullarımızdan yükselen sesler, sadece çarpım tablosu veya tarihteki savaşların ezberlendiği sınıfların çok ötesinden geliyor. Bugün bir sınıfın kapısını araladığınızda; bir yanda hayalleri için dirsek çürüten azimli bir öğrenciyi, diğer yanda ise içsel çatışmalarını arkadaşına akran zorbalığı olarak yansıtan bir başkasını görmeniz içten bile değil.

​Eğitim ve öğretim arasındaki o ince çizgi, bugün hiç olmadığı kadar bulanıklaşmış durumda.

​Eğitim mi, Öğretim mi?

​Çoğu zaman karıştırıyoruz: Matematik öğretilir, ama saygı eğitimin bir parçasıdır. Fizik formülleri ezberletilir, ama empati bir yaşam kültürüdür. Bugün okullarımızdaki en büyük sorun, akademik başarı baskısı altında ezilen çocukların, insani değerler ve davranış yönetimi konusunda boşlukta kalmasıdır.

​Sınıfın bir köşesinde sessizce dersini dinlemeye çalışan o çocuk, arkasındaki sıradan gelen alaycı bir fısıltı veya sosyal medyada planlanmış bir dışlama operasyonuyla savaşıyorsa; orada “başarılı bir eğitimden” bahsetmek mümkün müdür?

​Akran Zorbalığı: Sessiz Çığlık

​Akran zorbalığı, “çocuktur, aralarında olur” denilerek geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir psikolojik şiddettir.

​Zorba: Çoğunlukla kendi yetersizliklerini başkasını ezerek kapatmaya çalışır.

​Mağdur: Okulu güvenli bir yuva değil, bir tehdit alanı olarak görür.

​İzleyici: “Sıra bana gelir mi?” korkusuyla sessiz kalır.

​Bu üçgenin içinde kalan öğrenci, dersine odaklanmak yerine hayatta kalmaya odaklanır. Sonuç mu? Potansiyeli sönen gençler ve mutsuz bir okul iklimi.

​Ne Yapmalı?

​Eğitim sadece okul müdürünün veya öğretmenin omuzlarına bırakılacak bir yük değildir. Çözüm, okul-aile-toplum üçgeninin sağlam kurulmasında yatar:

​Değerler Eğitimi: Akademik başarı kadar, “iyi insan” olmanın da ödüllendirildiği bir sistem şart.

​Sıfır Tolerans: Zorbalık vakalarında “idare etme” kültürü yerine, onarıcı ve öğretici disiplin süreçleri işletilmelidir.

​Veli Farkındalığı: Çocuğumuzun sadece notlarını değil, arkadaşlarına nasıl davrandığını veya arkadaşları arasında nasıl hissettiğini de sorgulamalıyız.

​Sonuç olarak;

Okullarımız birer “bilgi fabrikası” değil, toplumun küçük birer modelidir. Eğer bugün sınıflardaki davranış sorunlarını ve akran zorbalığını görmezden gelirsek, yarın birbirine tahammül edemeyen bir toplumun faturasını hep birlikte öderiz. Unutmayalım; bir çocuğun kalbine girmeyen bilgi, zihninde asla çiçek açmaz.

mouse ile üzerine gelince

YORUM YAP