
Oldu mu şimdi beyefendi?
Bu durum içinize sindi mi?
Sizin içinize sindi mi bilmiyorum ama
Bizim içimize hiç sinmedi!
İstanbul Eczacılık Fakültesi son sınıf öğrencisiyken apocular tarafından Urfa’da şehit edilen İsa Abacı’nın yetim kalan iki oğlunun başları okşanmamışken…
Yol-İş Sendikası Urfa Şube başkanı olan babasının kucağındayken apocuların açtığı ateş sonucu altı yaşında şehit düşen Mehmet Deniz Bayık’ın resmi okşanmamışken…
Urfa Birecik’te bir kahvehanede babası arkadaşlarıyla sohbet ederken apocular tarafından otomatik silahlarla taranarak can veren minik şehidimiz Ejder Çılgın’ın mezar taşı okşanmamışken…
Urfa Ceylanpınar Tigem’de işçi lideriyken apocular tarafından kurşunlanan Şükrü Deşik’in şehadetinden iki buçuk ay sonra doğan yetim oğlunun başı okşanmamışken…
Geçen çözüm sürecinde pkk’lı teröristlerce katledilen Yusufiyeli Şehit Cengiz Akyıldız’ın yetim kalan üç kızının başı okşanmamışken…
Ankara’daki toplantı dönüşü Afyon’da geçirdiği trafik kazasında vefat eden ayyüzlü delikanlı Abdullah Buğra Koçlar’ın mezarındaki çimler okşanmamışken…
Geçen çözüm sürecinde, pkk’lı teröristler tarafından Ege Üniversitesinde şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun tabutu okşanmamışken…
Ülkücü Gazi Musa Ateş’in Ankara’da kurşunlanarak katledilen oğlu ve Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in yetim kalan iki kızının başı okşanmamışken…
…ve daha onlarca, yüzlerce değil,
binlerce şehit ülküdaşımızın,
onbinlerce yusufiyeli ülküdaşımızın,
onbinlerce gazi ülküdaşımızın,
onbinlerce sürgün ülküdaşımızın
aziz hatıraları önünde saygıyla eğilmemişken,
“kayıtları tutulup arşivlenmemişken”
dertleriyle dertlenmemişken,
tabutlarına omuz vermemişken,
düğünlerinde halay çekmemişken,
nikahlarında şahitlik yapmamışken,
öğrencilerine burs vermemişken,
ihtiyacı olanlara iş bulunmamışken,
aklımız ve vicdanımız o görüntüleri kaldıramadı,
izlemek zorunda kaldığımız o manzara içimize hiç sinmedi, bilesiniz!
İmam Hüseyin SAVAŞ







