
Bir kalbin derinliğine yazılmıştır.
Huzurevi…
Adı ‘’huzur ‘’ ama içinde bir ömrün ağırlığı saklıdır.
Her oda bir zaman tüneli… Her oda bir zaman tüneli … Her sandalye bir hikayeye tanıklık eder. İçeri girerken zaman yavaşlar,kalp sessizce dinlemeyi öğrenir.
Orada sadece yaşlı insanlar yoktur.
Orada bir ömrün son cümleleri ,özlenen çocuk sesleri ,kayıp eşlerin hayalleri ,unutulmuş bayram sabahları vardır.
Ve bazen biri çıkar, sessizliğe dokunur..
O kişi bir müdür değildir arttık-bir evlat bir sırdaş ;bir dost olur.
Bu evde günler takvimle değil,anılarla sayılır.Bir çift el tutulduğunda, aslında geçmişe uzanır .Bir fincan çay ,bir zamanlar paylaşılmış bir anıyı hatırlatır.bir bakış, yıllardır konuşulmayan kelimelerin yerini alır. O sandalyede gözleri dolan bir teyze,gençliğini hatırlarken … Onun gözyaşına mendil uzatan biri ,bir insanlık sınavını geçer. İçten bir tebessüm ,’’Unutulmadım’’demenin sessiz şeklidir.
Elbet zor zamanlar olur.Kimi zaman sessiz ağlamalar,uykusuz geceler,veda edilen dostlar…Ama yine de orada orada biri vardır,vazgeçmeden .. ve onun yüzüyle o ev gerçekten bir huzur evine dönüşür.
Çünkü huzur,sadece duvarlarla değil,içeri giren kalplaerle kurulur.Ve bazı kalpler..
Koca bir evin ruhunu taşır içinde ..
EVDE BİR KALP VAR
Sessiz koridorlarda yankı olur adım,
Bir çift göz bakar,geçmişi hatırlar
Söylenmemiş sözler titrer dudakta
Kimi vedalar hala duvarlarda asılı kalır
Bir bardak çay sükütun aynası ,
Zaman orda durmuş,gülüşler anıdan gelir
Bir el uzanır bir yürek dokunur ,
Bir ömür susar,bir bakış her şeyi bilir.
Ne saat işler burada ne de takvim ,
Bir tebessüm tüm günü aydınlatır bazen
Ve biri vardır hep sessizce izleyen,
O evde bir kalp var,adı hiçbir adı hiçbir yere yazılmayan.
Volkan GÜMÜŞ / İNCİRLİOVA







