mouse ile üzerine gelince
mouse ile üzerine gelince
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
mouse ile üzerine gelince

DOST BAŞA, DÜŞMAN AYA BAKAR

Yayınlanma Tarihi :
DOST BAŞA, DÜŞMAN AYA BAKAR
mouse ile üzerine gelince

KUNDURACI İZZET ERKAÇ

İncirliova İlçesi Hal caddesi Belediye dükkanlarında ayakkabıcılık yapan yılların eskitemediği usta İzzet Erkaç ile mesleği üzerine konuşmak istedik AYYILDIZ HABER olarak  ve söz İzzet ustada ‘’Hem okula gidiyorduk hem de ayakkabı tamirciliğini öğreniyorduk. Gözümü tamircilikte açtım. Hâlâ da öyle gidiyor. Okuyamadık. O zamandan bu yana tamircilik yapıyorum.”

Dost başa, düşman ayağa bakar. bu söz ilk söylendiğinde ya ayakkabı diye bir şey icat edilmemişti ya da ayakkabıcılara ayıp edilmişti. Zira dükkanına girdiğimizde bizi süzmeye ayaklarımızdan başlayan İzzet Usta’dan hiç şüphelenmedik. Bakkala, pastaneye, manava girersin… Satıcı yüzüne bakar “Ne istiyon” mealinde… Ayakkabıcı da ayaklarına bakar işte.

 ‘DÜKKAN İTİBARI ARTIRIYOR’

Yıllar sonra da dükkan açmış. “Ama en güzeli de dükkanmış” diyor. İnsan dükkanda olduğu zaman itibarı artıyor. Daha çok müşteri de geliyor. Müşterinin çok olduğu bir yerde de bir esnaf olarak her türlü insanla muhatap oluyor.

GELEN MÜŞTERİYİ GERİ DÖNDÜRMEYİZ’

Ayakkabı tamiratıyla ilgili akla gelen her işi yapıyor. “Bizim dükkana gelip de geri döndürdüğümüz olmamıştır” diyor.

ÇİVİLERİ YUVARLIYOR

Ayakkabıya taban çaktığı zaman ise ağzına 3-5 tane çivi yuvarlaması müşteriye verdiği yanıtı 3-5 saniye geciktiriyor.

-Sebep?

-Alışkanlık. Hangi ayakkabıcıya gidersen git, mutlaka ağzına çivi atacak. Atmadan olmaz, yapmazsın. İmalatçıya da gitsen aynı. Tamirciye de gitsen aynı. Mutlaka ağzına çivi atacak. Bir de daha hızlı oluyor.

ÇIRAK YETİŞMİYOR

İzzet usta, ayakkabı tabanlarına çivi taktığı esnada hepimiz susuyoruz. Bir çiviyi 2-3 vuruşla yerleştiriyor. Bir yandan “tak, tak, tak” sesi, diğer yandan bu sessizlikte daha fazla hissedilen deri, boya, ayak kokusu… Sessizliği, daha fazla dayanamayan İzzet usta bozuyor: Ah canını yediğim. Çırak da yetişmiyor eskisi gibi. Ayakkabı tamirciliği cazip gelmiyor. Şu an ayakkabı tamir eden en gencinin yaşı 35’tir. Ve oğlumu yetiştirmeye çalışıyorum ki körüklü yörük çizmelerinin imalatlarınıda biz yapıyoruz.

 ‘İNSANLARI SEVİN’

Otursak sabaha kadar konuşacağız ama iki tarafın da işi var. İzzet usta’nın şikayetlerini de dinliyoruz:

“İnsanlar artık ucuz ayakkabı alıyor. Yırtıldığı zaman yenisini alıyor. Bir söz vardır, ucuz ayakkabı alacak kadar zengin değiliz diye. 10 tane ucuz ayakkabın olacağına bir tane pahalı ayakkabın olsun daha iyi. Bir de bazen bir kişinin getirdiği ayakkabıyı bir başkasına veriyoruz. O zaman müşteriye yeni ayakkabı almak zorunda kalıyoruz. Sonra yanlış ayakkabıyı verdiğimiz müşteri ayakkabıyı getiriyor ama iş işten geçmiş oluyor.”

“Son olarak vatandaşlara ne söylemek istersin usta?”

Sabahın saat 7’sinde dükkanı açıp, akşam 9’da kilitleyen, çalışmayı çok sevdiği için kırk yılın başı izin yapan, sanki ‘müşteri velinimetimizdir’ sözünün sahibi olan bu adam, üzerine sayfalarca yazılar yazılabilecek, uzun metrajlı filmler çekilebilecek, ama çok da basit bir mesaj veriyor:

“İnsanları sevin.”

AYYILDIZ HABER

mouse ile üzerine gelince

YORUM YAP