mouse ile üzerine gelince
mouse ile üzerine gelince
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
mouse ile üzerine gelince

Bu Yollar Hepimizin: İnşaat Yaparken Yaşama Saygıyı Unutmak!

Yayınlanma Tarihi :
Bu Yollar Hepimizin: İnşaat Yaparken Yaşama Saygıyı Unutmak!
mouse ile üzerine gelince

​Son yıllarda mahallelerimizde, sokaklarımızda yükselen yeni binalar ve kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Elbette binalarımızın yenilenmesi, şehrimizin gelişmesi güzel bir durum. Ancak bu süreçte gözden kaçan, daha doğrusu görmezden gelinen çok yaralayıcı bir sorunumuz var: İnşaat yaparken sokaklarımızın kullanılamaz hale getirilmesi ve mahalle sakinlerinin hayatının hiçe sayılması.

​Hemen her köşe başında benzer manzaralarla karşılaşıyoruz. Bir arsa üzerinde inşaat başlıyor; önce kaldırım kapatılıyor, ardından devasa iş makineleri yolu adeta gasp ediyor. Buraya kadarını “geçici bir durumdur, idare edelim” diyerek komşuluk hakkı adına sineye çekebiliyoruz. Peki ya sonrası?

​Asfalta dökülen ve öylece donmaya bırakılan beton artıkları, yollarda açılan ve inşaat bittikten sonra bile aylarca kapatılmayan devasa çukurlar, yağmur yağdığında adeta bir çamur deryasına dönen sokaklar… Kazı çalışmaları yüzünden aniden kesilen sular, kopan internet kabloları yüzünden evinde çalışamayan, ders çalışamayan öğrenciler… Vatandaş kendi kapısının önündeki yolda yürüyemez, arabasıyla geçemez hale geliyor. Anneler bebek arabalarıyla çamurda debeleniyor, yaşlılarımız ve engellilerimiz bastonlarıyla adeta birer komando gibi bu engelli parkurlarını aşmaya çalışıyor. Evlerin pencereleri tozdan topraktan açılamaz oluyor.

​Açıkça sormak gerekiyor: Birilerinin ticaret yapması, bir mülk inşa etmesi; o mahallede yıllardır yaşayan yüzlerce insanın hayatını kabusa çevirme hakkını onlara verir mi? Kendi kazancımızı sağlarken, başkalarının yaşam hakkını elinden almak hangi vicdana sığar?

​Yiğidi Öldür, Hakkını Yeme

​Tabi ki bu süreçte herkesi aynı kefeye koymak, işini hakkıyla ve ahlakıyla yapan insanlara büyük haksızlık olur. Sokaklarımızda öyle müteahhitler, öyle inşaat firmaları da görüyoruz ki; adamlar çalışmaya başlamadan önce çevre güvenliğini kusursuzca alıyor. Yolu kapatacaksa komşulara nezaketen haber veriyor, çevreye verilen rahatsızlıktan dolayı samimiyetle özür diliyor. En önemlisi de, inşaat bittiğinde o sokağı kazdığı gibi bırakmıyor; çukurunu kapatıyor, asfaltını döküyor, temizliğini yapıyor ve öyle teslim ediyor.

​Demek ki isteyince, empati kurunca, insana ve çevreye saygı duyulunca yolları bozmadan, mahalleliyi canından bezdirmeden de inşaat yapılabiliyormuş. Mesele imkan meselesi değil, tamamen saygı, vizyon ve ahlak meselesi.

​Sorumluluk ve Kent Bilinci

​Bizler bu mahallelerde, bu sokaklarda birlikte yaşıyoruz. Evleri, binaları inşa ederken insan ilişkilerini, komşuluk hukukunu ve en temel hakkımız olan güvenli sokaklarda yürüme özgürlüğümüzü yıkmayalım.

​İşini layığıyla yapan, mahallelinin hayır duasını alan tüm dürüst ve saygılı müteahhitlerimize yürekten teşekkür ederiz. Ancak yolları köstebek yuvasına çevirip, çamuru pisliği mahalleliye miras bırakarak arkasına bakmadan gidenlere de bir çift sözümüz var: Yapılarınızı ne kadar lüks, ne kadar sağlam yaparsanız yapın; arkasında mağdur ve kırgın insanlar bıraktığınız sürece o binalar gerçek anlamda “yuva” olamayacaktır.

​Unutmayın; yol medeniyettir ve o yollar hepimizindir!

mouse ile üzerine gelince

YORUM YAP