Son dönemde ekonominin ana gündem maddesi hiç şüphesiz asgari ücret. Bir tarafta ay sonunu getirmekte zorlanan, temel ihtiyaçlarını dahi karşılarken kılı kırk yaran yüz binlerce çalışan; diğer tarafta ise yükselen girdi maliyetleri, vergi yükü ve verimlilik baskısı altında ezilen işverenler var. Toplumun iki temel direği, aynı ekonomik fırtınanın ortasında farklı yönlerden hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Çalışan kesim açısından bakıldığında tablo oldukça net: Enflasyonun hissettirdiği yakıcı sıcaklık, asgari ücretin alım gücünü her geçen gün eritiyor. Mutfak masraflarından ev kirasına, ulaşımdan faturalara kadar her kalemde yaşanan artışlar, bir ailenin insanca yaşam standartlarını yakalamasını zorlaştırıyor. Asgari ücretle geçinmek, bugün sadece bir bütçe yönetimi değil; adeta günlük bir survival mücadelesine dönüşmüş durumda. Bu durum çalışanların motivasyonunu ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor.
Salyangozun kabuğu misali madalyonun diğer tarafına baktığımızda ise işverenlerin karşılaştığı tablo en az çalışanlarınki kadar ciddi. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) için asgari ücret, sadece çalışanın cebine giren net rakamdan ibaret değil. SGK primleri, vergiler, üretim girdileri ve işletme giderleri eklendiğinde, her bir istihdamın toplam maliyeti katlanarak artıyor. Ücret artışlarını satış fiyatlarına tam olarak yansıtamayan işletmeler, ya kârlılıktan feragat etmek ya da istihdamı azaltmak zorunda kalıyor. Bu durum, nihayetinde işsizlik riskini ve kayıtdışı istihdamı tetikliyor.
Burada asıl mesele, çalışan ile işvereni karşı karşıya getiren bir kutuplaşma yaratmak değil; her iki tarafı da koruyacak sürdürülebilir bir sistem kurabilmektir. Çözüm, sadece rakamsal artışlarda değil; enflasyonu kalıcı olarak düşürmekte, işverenin üzerindeki vergi ve SGK prim yüklerini hafifletmekte ve üretimi destekleyici politikaları devreye sokmaktadır. Çalışanın alım gücünün korunduğu, işverenin ise üretim çarklarını döndürmeye devam edebildiği bir denge kurulmadıkça, atılan her adım geçici bir pansumandan öteye geçemeyecektir.