
İyi Parti İl Başkanı Ahmet Ertürk, Milli Savunma Bakanlığı da yapan ve AKP Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın Milli Eğitim Hakkındaki Sözleri Hakkında Basın Açıklaması Yaptı.
Ertürk yazılı olarak yaptığı basın açıklamasında;
“AKP Kayseri Milletvekili Hulusi AKAR katıldığı bir programda bizlerin şaşkınlıkla dinlediği şu ifadeleri kullanmış;
“Eğitimin amacı ne? Eğitim bilgi değil arkadaşlar. Bilgi üniversitede oluyor, meslekte oluyor. Eğitimin amacı bir Allah korkusu, iki kuldan utanma. Eğer biz 4-12 yaş arasındaki çocuklarımıza Allah’tan korkmayı, kuldan utanmayı, vatan sevgisini ve millet sevgisini verirsek, başkaları için iyilik yapmayı öğretirsek ve diğer milli ve manevi değerlerimizi onlara yüklediğimiz takdirde onun üzerine bu çocuk nereye giderse gitsin, dünyanın her yerine gitsin bu çocuktan korkmayın. Eğer bu verilmezse ki bazı sıkıntılarımız var eğitimde yakından bilindiği gibi, şu gördüğümüz tablo olur. Bu sefer ateistle mi deistle mi uğraşacaksınız? LGBT ile mi uğraşacaksınız? Uyuşturucuyla mı uğraşacaksınız? Şaşırırsınız, şaşırırsınız. Ondan sonra başlıyoruz efendim savcı nerde? Polis nerede? Arkadaşlar, savcılarla polislerle bu iş olmaz olmaz. İşin başı, ilacı eğitim. Bunu verdik verdik, veremedik kendi çocuklarımızla bize yabancılaşıyor kendi torunlarımıza bize yabancılaşıyor.”
Kendisi Eski Genel Kurmay başkanı ve Eski Milli Savunma Bakanı olması hasebiyle mevzuata yabancı olabilir. 1739 kanun numarası ile 14/06/1973 tarihinde kabul edilerek 24/06/1973 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Temel Kanununun birinci bölümünde geçen ‘’Türk Milli Eğitiminin Amaçları’’ ve ikinci bölümünde geçen ‘’Türk Milli Eğitiminin Temel İlkelerini’’ hatırlatalım…
BİRİNCİ BÖLÜM
Türk Milli Eğitiminin Amaçları
I – Genel amaçlar:
Madde 2 – Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini,
1. (Değişik: 16/6/1983 – 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;
2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;
3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır.
İKİNCİ BÖLÜM
Türk Milli Eğitiminin Temel İlkeleri
I – Genellik ve eşitlik:
Madde 4 – Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Şimdi kendisine sormak istiyoruz;
Narin’in küçücük bedenini dere kenarında taşların altına gömerek gidip evinde Allah korkusuyla(!) namaz kılan ve kendini dindar addeden vatandaşlarınızın yaşadığı bu ülkede,
İnançlarından ve yaşam tarzlarından dolayı insanları ayrıştırmak ve hedef göstermek sizin görev tanımınızda var mıdır?
Ülkede Uyuşturucu kartellerinin hüküm sürdüğü imparatorluklar bu kadar ayyuka çıkmışken, bu temel güvenlik ve halk sorunu polisin ve diğer güvenlik güçlerinin değil de Milli Eğitimin görevi midir?
Eski Genel Kurmay Başkanı ve Milli Güvenlik Bakanı olarak, vakti zamanında bu ülkenin Diyanet İşleri Başkanı elinde kılıçla hutbe verdiğinde göğsü kabararak alkışlayan ama Harbiye mezuniyet töreninde Ülkenin Kurucu İradesi Ebedi Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e ve mensup olduğu TSK’ya bağlılık yemini ederken kılıç çektikleri için her biri elmas gibi parlayan gencecik Teğmenlerimizi linçleyen, tehdit eden ve ayıklayacağız diyen siyasi otoritenize bir tavır koyacak mısınız? ” ifadelerini kullandı.
Şevket Gölük
Muhabir & Gazeteci







