
Siyasette en çok sorulan sorulardan biridir: İnsanlar mı değişir, şartlar mı değişir, yoksa koltuklar mı?
Aydın siyasetinin son günlerde en çok konuştuğu isimlerden biri olan İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş’ın AK Parti’ye geçişi de tam olarak bu soruyu yeniden gündeme taşıdı. Çünkü ortada sıradan bir parti değişikliği değil, uzun yıllara yayılan dikkat çekici bir siyasi yolculuk bulunuyor.
Ömer Karakaş, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in özel kalem müdürlüğünden Devlet Bahçeli’nin en yakın çalışma ekibine, oradan Meral Akşener hareketine ve İYİ Parti’nin kurucu kadrolarına uzanan bir siyasi geçmişe sahip. Yıllarca MHP’nin merkezinde görev yaptı, ardından Bahçeli’ye karşı başlatılan değişim hareketinde yer aldı ve İYİ Parti saflarında siyaset yaptı.
Ancak asıl dikkat çeken nokta, Karakaş’ın AK Parti’ye geçmeden önceki siyasi söylemleri ile bugün bulunduğu siyasi adres arasındaki mesafe.
TBMM tutanaklarına yansıyan konuşmalarında ekonomi politikalarını, vergi yükünü, gelir dağılımını, kamu yönetimini ve tasarruf politikalarını sert ifadelerle eleştiren Karakaş, AK Parti iktidarını birçok konuda hedef alan açıklamalar yapmıştı.
Bugün ise aynı Karakaş, eleştirdiği siyasi yapının içerisinde yer alıyor.
Elbette siyasette parti değiştirmek suç değildir. Demokratik sistemlerde siyasetçiler görüş değiştirebilir, farklı tercihler yapabilir, yeni siyasi değerlendirmelerde bulunabilir. Bunun önünde hiçbir engel yoktur.
Ancak seçmenin de doğal bir hakkı vardır:
“Dün söylediklerinizin arkasında mısınız?”
Eğer dün yapılan eleştiriler yanlışsa, kamuoyuna bunun neden yanlış olduğu anlatılmalıdır. Eğer doğruysa, bugün neden farklı bir siyasi çizgide bulunulduğu açıklanmalıdır.
Tam da bu nedenle tartışmanın merkezinde AK Parti’ye geçiş değil, geçişin gerekçesi bulunuyor.
Karakaş’ın kamuoyuna açıkladığı gerekçe ise oldukça kısa: “Gördüğüm lüzum üzerine.”
Oysa siyaset, özellikle de milletvekilliği makamı, seçmene karşı hesap verme sorumluluğunu da beraberinde getirir. Bir milletvekili yalnızca partisini değil, kendisine oy veren insanları da temsil eder. Bu nedenle seçmenler, siyasi tercihlerde yaşanan köklü değişimlerin nedenlerini öğrenmek ister.
Bugün Aydın’da konuşulan konu da budur.
İnsanlar yalnızca “Neden AK Parti’ye geçti?” sorusunu sormuyor.
Asıl soru şudur:
“Dün AK Parti’yi sert biçimde eleştiren Ömer Karakaş ile bugün AK Parti rozeti takan Ömer Karakaş arasında ne değişti?”
Değişen siyasi şartlar mı?
Değişen parti politikaları mı?
Yoksa değişen siyasi hesaplar mı?
Bu soruların cevabını verebilecek tek kişi de Ömer Karakaş’ın kendisidir.
Çünkü siyasetçinin en büyük sermayesi güvenilirliğidir. Seçmen, fikrini değiştiren siyasetçiye kızmayabilir. Ama fikrinin neden değiştiğini açıklamayan siyasetçiyi sorgular.
Aydın kamuoyu da bugün tam olarak bunu yapıyor.
Ve cevabını beklediği soru hâlâ aynı:
“Dün ne değişti, bugün ne değişti?”
AYYILDIZ HABER






