
Aydın’ın İncirliova ilçesinde, Karabağ Caddesi ile Süleyman Çamcı Bulvarı kesişiminde yaşanan son kaza, artık “tesadüf” kelimesiyle açıklanamayacak bir tabloyu gözler önüne serdi. Aynı güzergahta peş peşe yaşanan kazalar, bölge halkının sabrını taşırırken, ihmaller zinciri de her geçen gün daha görünür hale geliyor.
Henüz kısa süre önce, 24 Mart’ta motosiklet ile servis minibüsünün çarpışması sonucu ağır yaralanan Egemen Günaydın’ın 12 gün süren yaşam mücadelesini kaybetmesi yürekleri yakmıştı. Ardından bir gün önce başka bir kazada yaya Y.A.’nın ağır yaralanması ve hayati tehlikesinin sürmesi… Ve şimdi de yol kenarında bekleyen bir kadına otomobil çarpması. Bu tablo artık “kaza” değil, açıkça geliyorum diyen bir felakettir.
Üstelik dikkat çeken bir başka nokta daha var: Yeni yapılan asfalt çalışmalarının ardından bu güzergahta kazaların artış göstermesi. Düzgün planlanmamış yol düzenlemeleri, yetersiz uyarı levhaları, hız kontrolünün olmaması ve yaya güvenliğinin göz ardı edilmesi, adeta kazalara davetiye çıkarıyor.
Buradan açıkça soruyoruz:
Bu yol daha kaç can alacak? Daha kaç aile yasa boğulacak?
Yetkililerin artık “olaydan sonra açıklama” yapmak yerine, olay olmadan önce önlem alması gerekiyor. Bu noktada atılması gereken adımlar açık ve nettir:
Hız kesici kasisler ve elektronik denetim sistemleri kurulmalı
Yaya geçitleri belirgin hale getirilmeli, gerekirse ışıklandırılmalı
Trafik işaret ve uyarı levhaları artırılmalı
Denetimler sıklaştırılmalı
İncirliova halkı artık korkuyla yaşamak istemiyor. Evinden çıkan vatandaşın geri dönüp dönemeyeceğini düşünmek zorunda kaldığı bir yol, modern bir kent anlayışıyla bağdaşmaz.
Unutulmamalıdır ki yollar medeniyet göstergesidir; can alan değil, can koruyan olmak zorundadır. Bugün sessiz kalınırsa, yarın daha büyük acıların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Bu yüzden çağrımız nettir: Tedbir alın, geç olmadan!







