
Türkiye’de yoksullukla mücadelede kadın girişimciliğinin gücünü ortaya koyan önemli bir model, 23 yıldır binlerce kadının hayatını değiştirmeye devam ediyor. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Grameen Mikrofinans Programı (TGMP), 2003 yılında Diyarbakır’da yalnızca altı kadınla başlayan yolculuğunda bugün yüz binlerce kadına umut oldu.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımlanan kapsamlı rapor, “balık vermek yerine balık tutmayı öğretme” anlayışıyla yürütülen mikrokredi modelinin toplumsal refah üzerindeki etkisini çarpıcı verilerle ortaya koydu.
23 Yılda Dev Bir Dayanışma Ağı
TGMP bugün Türkiye genelinde 69 ilde 85 şube ile faaliyet gösteriyor. Kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen program kapsamında bugüne kadar 240 binden fazla dar gelirli kadın mikrogirişimci haline geldi.
Programın dikkat çeken verileri şöyle:
Toplam mikrokredi hacmi: 2 milyar 381 milyon TL
Ulaşılan kadın sayısı: 240 binden fazla
Geri ödeme oranı: %99,8
2030 hedefi: 4 milyar TL mikrokredi ile 350 bin haneye ulaşmak
Teminat ve kefalet talep edilmeden verilen kredilerin neredeyse tamamının geri ödenmesi, kadın girişimcilerin güvenilirliğini ve modelin sürdürülebilirliğini gözler önüne seriyor.
TÜİK Verileri: Yoksulluk Hâlâ Önemli Bir Sorun
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, Türkiye’de yapısal yoksulluğun devam ettiğini gösteriyor.
2025 yılı verilerine göre:
Sürekli yoksulluk oranı %13,6 seviyesinde.
Yaklaşık 2,8 milyon hane yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
Nüfusun %28,8’i konutlarında nem, sızdıran çatı gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya.
%27,9’u ise ısınma ihtiyacını tam olarak karşılayamıyor.
Sosyal koruma harcamaları 2024 yılında %84,1 artarak 4,96 trilyon TL’ye ulaşırken, bu kaynağın %62,5’i doğrudan nakdi yardım olarak dağıtılıyor.
“Bir Kadına Fırsat Vermek Bir Aileyi Kalkındırır”
TİSVA Mütevelli Heyeti Başkanı Halil Fatih Akgül, mikrokredi modelinin toplumsal etkisine dikkat çekerek şunları söyledi:
“23 yıldır şunu gördük: Bir kadına fırsat verdiğinizde sadece bir bireyi değil, bir aileyi ve toplumu kalkındırırsınız. Mikrokredi, kadınlarımızın onuruyla yoksulluktan çıkış yolculuğudur. ‘Yoksulluğun Olmadığı Hepitalist Türkiye’ hedefimize, kendi işinin patronu olan cesur kadınlarımızla yürüyoruz.”
TGMP Genel Müdürü Halil Orhan ise mikrokredi sayesinde kadınların ekonomik özgürlüğe kavuştuğunu belirterek, “Mikrokredi kullanan kadınlarımızın %85’inde duygusal esenliğin arttığını gözlemliyoruz. Kadınlarımızın güvenilirliği sayesinde verilen destek %99,8 geri dönüş oranıyla güçlü bir ekonomik döngü oluşturdu” dedi.
Her 1 Lira, 21 Lira Sosyal Fayda Sağlıyor
TGMP’nin yaptığı araştırmalara göre mikrokredi modelinin toplumsal etkisi oldukça yüksek. Program kapsamında verilen her 1 liralık kredi, yaklaşık 21,36 lira sosyal fayda oluşturuyor.
Bu modelle yoksul haneler, “yardım alan” konumundan çıkarılarak üreten ve vergi veren bağımsız girişimciler haline geliyor.
Yoksulluğun Gerçeği: Sofradaki Eksiklik
TÜİK verileri, yoksulluğun günlük hayat üzerindeki etkisini de ortaya koyuyor. Maddi imkânsızlık yaşayan nüfusun %39,2’si iki günde bir et, tavuk veya balık tüketemiyor.
Uzmanlara göre sosyal yardımlar kısa vadede destek sağlasa da, kalıcı çözüm üretkenliği artıran modellerden geçiyor. Mikrokrediyle kendi işini kuran kadınlar ise bu tabloyu değiştiren en önemli örnekler arasında gösteriliyor.
İmkânsızlıktan Başarıya Uzanan Hikâyeler
Mikrokredi programı, Türkiye’nin farklı şehirlerinde binlerce kadının hayatını değiştirdi.
Adile Çiftçi: Şanlıurfa’da aldığı 1.000 TL krediyle açtığı çiçekçi dükkânını büyüterek çay evi işletmesine dönüştürdü. Aylık geliri 300 TL’den 45 bin TL’ye yükseldi.
Arzu Baylan: Diyarbakır’da 800 TL krediyle başladığı abiye satışını gelinlik işletmesine dönüştürdü ve aylık gelirini 60 bin TL’ye çıkardı.
Zeynep Kayhan: Hakkâri Yüksekova’da kapatmak zorunda kaldığı kuaför salonunu mikrokrediyle yeniden açtı, bugün aylık 45 bin TL gelir elde ediyor.
Bu başarı hikâyeleri, mikrokredi modelinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşüm sağladığını da ortaya koyuyor.
Kadınların Gücüyle Daha Eşit Bir Gelecek
Uzmanlara göre mikrokredi, yoksulluğu azaltmanın en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor. Kadınların üretime katılmasıyla sadece ailelerin değil, toplumun da refahı artıyor.
23 yıl içinde yüz binlerce kadının hayatına dokunan mikrokredi modeli, kadın emeğinin ve dayanışmasının yoksulluğa karşı en güçlü cevaplardan biri olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.







DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN
