
Aydın Barosunun avukatlarından olan Ömer Sinikan’ın çok konuşulacak köşe yazısı yayınlandı. Hukuk konusunda bir çok kesime hitap eden yazısında Avukat Sinikan vatandaşları aydınlatıyor.
Avukat Ömer Sinikan’ın yazısının tamamı;
İşçi kardeşim, kamera altında çalışmak zorunda değilsin!
Evet, işçi kardeşim. Çalıştığın işyerinin ve iş ortamının, işveren tarafından kamera ile izlenmesi hukuka aykırıdır ve hukuk dışıdır. Eğer ki bir işveren işçisini kamera ile izliyorsa, o işçi, haklı olarak işten ayrılabilir ve tazminatını da tam alır! İşverenin seni kamera ile takip ediyorsa bunun hukuka aykırı olduğunu ona hatırlat!
Gözaltına alındıysan şu haklarını bil!
Öncelikle niçin gözaltına alındığını hemen sor ve öğren. İkincisi gözaltına alınırken bir darbe veya cebre maruz kaldı isen, rapor için gideceğin doktora bunu anlat ve rapora geçmesini iste. Üçüncüsü gözaltına alındığının hemen bir yakınına bildirilmesini iste. Eğer ki ifade vereceksen, avukatın gelmeden konuşma. Özel avukat tutacak maddi gücün yoksa devletten ücretsiz avukat iste. Ve son olarak ifadeni vermiş isen, okumadan kesinlikle imzalama!
Susma hakkı nedir, hiç kullandın mı?
Gerek şüphelinin, yani soruşturma aşamasındaki kişinin polise, jandarmaya, savcıya gerekse de sanığın, yani kovuşturma aşamasındaki kişinin hakime ve mahkemeye karşı hiçbir şey konuşmaması ve kendisine isnat edilen şeyler hakkında hiçbir şey söylememesi hakkıdır. Evet, adınız ve soyadınız hariç, yani kimlik bilgilerinizi söylemek dışında hiçbir konuda konuşmak zorunda değilsiniz!
İcra tebligatlarına dikkat et!
İcradan gelen tebligatlara çok dikkat etmek gerekir. Zira eğer ki borçlu değilseniz veyahut borca itiraz etmenizi gerektiren bir durum varsa süresinde ve yerine itiraz etmeniz gerekir. Süresinde etmez iseniz veya yanlış yere itiraz eder iseniz, ödememeniz gereken bir borcu ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bazılarına 5 gün bazılarına 7 gün içinde itiraz edebilirisiniz ve yine bazı itirazlar İcra dairesine bazı itirazlar ise İcra mahkemesine yapılır; onun için icradan bir tebligat gelirse bir avukata danışmanızı tavsiye derim.
Her şeyin yarımı kötüdür!
Evet kardeşim. Her şeyin yarımı da kötüdür, yarım bırakılmışı da… Yarım doktor candan eder, yarım hoca dinden eder, yarım avukat da haktan eder. Nasıl ki bir doktor, tıbbın tüm alanlarında uzmanlık ve ihtisas sahibi olamıyorsa, bir avukat da hukukun her şeyini ve her dalını çok iyi bilir diye bir şey yoktur. İyi bir ceza avukatı olan kişi, aynı zamanda iyi bir aile hukuku avukatıdır da denemez… Onun için bir avukata davanızı teslim etmeden önce, o avukattan uzmanlık alanını öğrenmenizi ve o branşta kazandığı davaları referans olarak size bildirmesini isteyin.
Boşanma davasında erkek tarafının vah haline!
Evet, acı ama gerçek bu. Bir boşanma davasında kadın tarafı; ölünceye kadar süresiz nafakayı alıyor, maddi ve manevi tazminatları alıyor, çocuk varsa çocuğun velayetini alıyor, düğünde takılan takı ve altınlar sonradan satılmış olsa bile onları tekrar alıyor, evlilik süresince edinilmiş ve kocasının üzerine kayıtlı olan malların da yarısını alıyor. Erkek ne alıyor?







